Murat Sönmez

Mustafa Kemal Atatürk'ü Anlamak

Murat Sönmez

Türkiye’de kendisini Mustafa Kemal Atatürk’e yürekten bağlı olarak gören milyonlarca insan var. Ancak bence asıl tartışılması gereken mesele, Atatürk’ü sevdiğini söyleyenlerin gerçekten onu ne kadar anladığıdır.

Atatürk’e duyulan saygı nasıl gösterilmelidir?

Bir meyhanede duvara asılmış Atatürk fotoğrafının altında “Sonsuza Dek Rezerve” yazan masaya dönüp kadeh kaldırmak mı? Kola ya da bacağa Atatürk’ün imzasını veya siluetini dövme yaptırmak mı? 

Bunlar elbette kişisel tercihlerdir. Kimsenin sevgisini ölçme hakkımız da yoktur. Fakat Atatürk’e duyulan bağlılığın asıl ölçüsü bunlar olabilir mi?


Bana göre olamaz.

Mustafa Kemal Atatürk, hayatı boyunca bir milletin bağımsızlığı, çağdaşlaşması ve ilerlemesi için mücadele etti. O, insanların sadece kendisini alkışlamasını değil; aklı ve bilimi rehber edinmesini, sorgulamasını, üretmesini ve ülkesini daha ileriye taşımasını istedi.

Atatürk’ü sevmek; adını her fırsatta yüksek sesle söylemekten önce, çizdiği yolda gösterdiği hedefe durmadan yürüyebilmektir.

Cumhuriyeti korumak, hukukun üstünlüğünü savunmak, eğitimi önemsemek, kadın erkek eşitliğine inanmak, bilime ve çağdaş değerlere sahip çıkmak… İşte Atatürk’e bağlılığın gerçek karşılığı budur.

Sormak gerekir: “Sonsuza Dek Rezerve” yazan bir masaya karşı kadeh kaldırarak mı Atatürk’ün izinde yürünür; yoksa onun ilke ve inkılaplarını yaşatarak mı?

Kola ya da bacağa Atatürk dövmesi yaptırarak mı emanetine sahip çıkılır; yoksa dürüst, çalışkan, üretken ve vatanına faydalı bir birey olarak mı?

Atatürk’ü gerçekten anlamak istiyorsak onu sembollerin içine hapsetmemeliyiz. Çünkü Atatürk bir fotoğraf karesinden, bir masadan ya da bir dövmeden çok daha büyük bir fikirdir.

Onu anlamak; aklı özgür bırakmak, bilimden ayrılmamak, ülkenin geleceği için sorumluluk almak ve Cumhuriyet’i her gün biraz daha ileri taşımak demektir.

Belki de Atatürk’e duyulabilecek en büyük saygı, onu sadece anmak değil; onu anlamaya çalışmak ve gösterdiği hedef doğrultusunda yaşamaktır.

Çünkü gerçek bağlılık, sözlerde değil; davranışlarda, üretilen değerlerde ve gelecek nesillere bırakılan güçlü bir Cumhuriyet’te kendini gösterir.

Mustafa Kemal Atatürk’ü sevmek kolaydır. Asıl mesele, onu doğru anlayabilmek ve onun ideallerini günlük hayatımızda yaşatabilmektir.

Yazarın Diğer Yazıları